Bir kaçırılan günün neden çoğu zaman ona dönüştüğünü ne olursa olsun etkisi açıklar: bir sürçmeden sonra insanlar seriyi zaten mahvolmuş sayar ve tüm çabayı bırakır. Sayacın sıfıra dönmesi, haftalarca emeği silmek gibi hissettirir. Ama alışkanlık oluşumuna dair araştırma nettir — ara sıra kaçırılan bir gün uzun vadeli otomatikleşmeye ölçülebilir bir zarar vermez. Bir alışkanlığı raydan çıkaran tek şey, kaçırmanın kendisi değil, kaçırdıktan sonra vazgeçmektir.
Bu yüzden yeniden başlamak duygusal değil, mekaniktir. Önce, davranışı bir sonraki planlı yuvasında yap — mümkünse bugün, en geç yarın. Kimliği yeniden inşa etmenin en hızlı yolu tek bir tamamlanmış tekrardır. Ardından utancı bırak. Bozulan bir gün, karakterin hakkında bir hüküm değil, veridir. Tek bir tarafsız soru sor: neyin engel oldu ve yarını neyin kolaylaştıracağı.
Sonra önümüzdeki birkaç günü bilinçli olarak koru. Bir sürçmeden hemen sonraki pencere en kırılgan olandır, bu yüzden alışkanlığı en aza indir — iki dakika, tek sayfa, tek set — sadece ipi canlı tutmak için.
Zinciri Kırma tam olarak bunun etrafında kuruludur. Gerçekten kaçırılan bir gün dürüst, yarılmış bir halka olarak görünür — soluk, asla kırmızı ya da utandırıcı değil — ve geri dönüş kendi başarımıyla kutlanır. Pas hakları, kaçıracağını bildiğin bir günü korur; onarım hakları ise hiç olmamış gibi davranmadan boşluğu tamir etmeni sağlar. Zincir kırılmak için değil, bükülmek için tasarlanmıştır, çünkü yöntemin bütün amacı şudur: 41. günde yeniden başlayan kişi, 40. günde bırakanı geçer.